Oda Başkanımızın 2024-2025 Olağan Seçimli Genel Kurul Açılış Konuşması

Dünyayı neler olmakta? Rusya- Ukrayna savaşı hegemonların savaşı haline dönüşüp, soğuk savaş zamanlarının Doğu ve Batı ayrımı değişiyor. ABD’nin ve Avrupa’nın desteklediği ve savaş makinelerini sattığı Ukrayna karşısında Rusya. Dünya liderliği için çekişme sürüyor, savaş aygıtlarıyla lider olmaya çalışıyorlar. Teknolojilerini savaş aletleri ile gösteriyorlar. Savaş son bulmadı, uzun zaman da son bulmayacak görünüyor.

Ortadoğu kaynıyor, İsrail’in zulmü devam ediyor. Gazze’de masumlar, çocuklar ölüyor, dünya halen çare bulamadı, İsrail’e dur diyemedi. Hastaneler bombalanıyor. Gazze’de insanlar aç haldeler, dünya halen sessiz. Sessizlik iyiye işaret değildir derler, artık bu zulüm ve zalimlik bitsin istiyoruz.

Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Ekonomik anlamda sıkıntıların yaşandığı, mali tedbirlerin alındığı ve en çok da mesleğimizin etkilendiği günleri yaşıyoruz. Ülkemizde huzur istiyoruz, hak, hukuk, adalet istiyoruz. İlaç harcamalarının GSYH içindeki payı, 2008’lerde %1,30’larda iken şu an Mayıs 2025 projeksiyonu ile %0,64’lere düşmüş durumdadır. Eczanelerimiz yaşam savaşı vermektedir. Acilen çözüm bulunması gerekmektedir. İlaç Fiyat Kararnamesi değişmelidir. Dönemsel Avro Değerlendirilmesi uygulamasından vazgeçilmelidir. 24.10.2024 tarihinde yapılan değerlendirmede ilaçta Euro satış kuru 21,6721 TL olarak belirlendiğinde o tarihteki güncel TCMB kuru 36,9386 TL iken şu anda kur 48,5762 TL’dir. ABD’de Trump’un ilaç fiyatları ile ilgili yapacağı düşüşler, Avrupa da fırtına etkisi yaratacaktır. Sektörün ayakta kalabilecek durumu kalmamıştır. Yandaş medyada İlaç Fiyat Kararnamesi ile ilgili yeni formüllerin düşünüldüğü yazılmakta ancak sektörün temsilcilerinin, eczacılarının temsilcilerinin, meslek örgütünün bilgisi dışında yapılmaktadır. Meslek örgütümüz ve eczacılar görüşmelerde mutlaka yer almalıdır. İlaç Fiyat Kararnamesi ve Dönemsel Avro Değerlendirmesi kaynaklı, ilaçlar da bulunamamaktadır. Hastalarımız tedavi olamamaktadır. Sağlıktan tasarruf kabul edilemez. İlaca ayrılan bütçe arttırılmak zorundadır.

Değerli meslektaşlar,

Bizler toplumun ve içinde yaşadığımız tarihsel süreçlerin ürünleriyiz. Adana Eczacı Odası Yönetimi olarak geçmişe sahip çıkarak, geleceğe güvenle hazırlanmak için var gücümüzle olarak çalışmaktayız. Birlikte Yönetelim diyerek 2011 yılında başlayan grubumuz dayanışma ile devam edecektir.

Meslek örgütlerini bir arada tutan ana unsurlardan birisi dayanışmadır.  Benzerlikler ve farklılıklar ile meslek örgütümüze sahip çıkmaktayız. Adana Eczacı Odası olarak Eczacıların yaşam tarzı ve üretebildiklerimizin tümü ile kültürümüzü sürdürmek zorundayız.

Amaçlarımız ve davranışlarımızı belirlemede bize neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söyleyen değerlerimizi korumak zorundayız. Değerleri olmayan bir toplum en güçlü toplumsal kontrol aracını da yitirmiş sayılır. Değerimiz olan mesleğimize ve meslek örgütümüze hep birlikte sahip çıkalım. Örgütlülük, insan olma süreçlerinden birisidir. Bireyin örgütün kültürünü öğrenme ve içselleştirme sürecidir. Endüstri sonrası toplumlarda bireyselleşme ön plana çıkmış, yalnız ve mücadelesiz kalmaya zorlanmaktadır. Bizler meslektaş olarak, meslek örgütü çatısı altında buluşmak zorundayız. Mesleğimize yönelik tehditlere karşı hep birlikte savaşabilirsek kazanabiliriz. Birlikte olmaya, birlikte yönetmeye her zamankinden daha çok inancımız vardır.

Son 3 yılda hak kayıplarımız ve eczacıya hak ettiği değerin verilmemesi ile ilgili 2 ayrı eylem süreci yaşadık. 2022’de 27 Kasım’da yapılan miting sonrasında kayıplarımız düzelmez iken 6 Şubat 2023 yılında yaşanan deprem sonrasında eylemlilik süreci durmuştu. 2024’de yine eylem süreci başlamış, basın açıklamaları ve savunuculuk çalışmaları ile bilgilendirmeler ve açıklamalar yapılmıştır. İki eylem süresinde de ne yazık ki meslek örgütümüz eczane kapatma eylemini gerçekleştiremedi. Hak kayıplarına müdahale etmenin, engellemenin yolu mücadeleden geçer, mücadele etmeden kayıplarımızın telafisi mümkün olamayacaktır. Ülkede yaşanan ekonomik istikrarsızlık ve siyasi müdahaleler sahada mücadeleyi engellemiş, tepe örgütümüz mücadeleleri sonlandırmıştır. Mitingler de haksızlıklara ve hak kayıplarına ‘DUR DE’ derken, bizler durmak noktasında bırakıldık, planlanan süreçleri tamamlayamadık. Mesleğimize yapılan müdahalelere karşı yeni bir mücadele ruhu gerekmektedir.

Birlikte Yönetelim olarak, Türk Eczacıları Birliği’nde Birlikte Yönetelim anlayışını hâkim kılmak için çalışacağız.

2024 yılında uzun zamandan sonra Türk Eczacıları Birliği ve Bölge Eczacı Odaları YÖK önünde basın açıklaması yaparak, Eczacılık fakültelerinin kontenjanlarının azaltılmasını talep ettik. Devlet Üniversitelerinin kontenjanları azaldı ama Vakıf Üniversitelerin kontenjanları aynı durmaktadır. Ülkemizde daha fazla Eczacılık Fakültesi açılmasına gerek yoktur. Mezun sayısının çok olduğu bir ortamda, akredite olmayan, yeterli binası ve eczacı öğretim üyesi olmayan Eczacılık fakültelerinin Ar-Ge merkezi olmasına ihtiyaç vardır. İstihdam sorunu dağ gibi önümüzde dururken, ihtiyaçtan fazla eczacı mezun edilmemesi gerekmektedir. 2016 yılında yayınlanan Sağlık İş Gücü raporunda 2023 yılında 7500 eczacının işsiz olacağı öngörülürken 2025 yılında 10.000 meslektaşımız işsiz durumdadır.  Eczane açabilecekleri alanlar sınırlandırılmışken, devletin kamu hastanelerinde eczacı istihdamını arttırmaması, 253 eczacı alımına 6000 başvurunun olması, sıkıntının ve sorunun baş kaynağını göstermektedir. Devlet, kamu hastaneleri dışında diğer kurumlarında da eczacı istihdamı yapmak zorundadır. İstihdam sorunu, meslek örgütümüze yüklenmiş durumdadır. Bizler, meslektaşlarımızın istihdamı için var gücümüzle çalışmaktayız. Kamunun da istihdama destek olması gerekmektedir.

Kamu Kurum İskontosu uygulanmayan ilaçlar sıkıntısına bir türlü çözüm bulunamamaktadır. Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan kamu kurum iskontosunu uygulamayan firmalara karşı ödeme listesinden çıkarılması gibi yaptırımlar uygulanamadığından, Medula’ya işlenirken fark edilenlerin fiyat farkları hastadan talep edilmektedir. Yine bazı firmalar kendi ilaçlarına ait SGK’ya, kamunun diğer alıcılarına değil, satışının kendi sistemlerinden girilmesini zorlayarak, iskonto farkları için fatura kesilmesini talep etmektedir. Bizimle alakası olmayan KKİ konusunda iş yükünün ve angaryanın üzerimizden kaldırılmasını istiyoruz. Sağlık otoritesi bu konuya çözüm bularak eczaneler üzerindeki bu yükü ve karmaşayı düzeltmek zorundadır.

Eczacılar için ilaç karlılığından bağımsız meslek hakkı çalışmaları başlamak zorundadır. Akılcı ilaç kullanımına ilişkin yaptığımız çalışmalar, hastalara verdiğimiz hizmetler, halk sağlığına yönelik eczacıların sağlık sisteminin katkıları unutulmamalıdır. Dünya da bağışıklama çalışmalarıyla, hipertansiyon takibiyle,  ilaç çantası kontrolü denilen farmasötik bakım ve akılcı ilaç uygulamaları ile eczacılara hastalara verdikleri hizmetten dolayı meslek hakkı olarak ödeme yapılmaktadır. Halk sağlığı için yaptığımız birçok hizmet ve verdiğimiz danışmanlık için eczacılara meslek hakkı ödenmek zorundadır. Meslek hakkı da kolay kazanılmayacaktır, Avrupa ülkelerindeki uygulamaların meslek hakkına dönüşmesi beş yılı bulmaktadır.  Bizler, halk sağlığı için, halkın en iyi şekilde sağlığının korunması ve ilaç tedavisi ile ilgili en yakın sağlık danışmanı olarak göreve hazırız.

Geleceğin eczacılığı başkalarının elinden değil, bizlerin elinden şekillenmek zorundadır. Yapay zekanın bazı mesleklerin yerini alacağı söylense de eczacılık mesleği hep var oldu, var olmaya devam edecektir. Bizler mesleğimize, meslek örgütümüze, etiğe ve deontolojiye sahip çıktıkça hiçbir güç bizi yıkamaz.

Temmuz ayında çıkan torba yasada eczanelerimizin fiili stokları ile ilgili ilaç takip sistemi stoklarının eşitlenmesi hususu yer almıştır. 24 Temmuz 2025’ de yayınlanan yasa ile ilgili kılavuz TİTCK tarafından 3 Eylül 2025’te yayınlanmıştı. Ancak süre olarak yasada 24 Ekim 2025 tarihi kesin olarak yer almaktadır. İlaç Takip Sistemin doğru düzgün çalışmamasından, sık sık bakıma alınmasından ve doğru bilgileri yansıtmamasından eczacılar sorumlu tutulmamalıdır.

         

Değerli meslektaşlar,

Kamu eczacılarımın sorunları için yoğun çaba gösterdik. SGK’da çalışan eczacılarımızın sıkıntılarında özlük hakları ile ilgili Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na dosya takdim ettik. Ek ödeme yönergesinde kamu eczacılarının katsayısının arttırılmasını talep ettik.        Yine kamudan emekli meslektaşlarımızın özlük hakları ile ilgili taleplerimizi Sağlık Bakanlığına ilettik. Kamu eczacılarımızın sorunlarını dile getirmeye ve çözüm bulmaya devam edeceğiz.

İnternet üzerinden ilaç ve tıbbi ürün satışına karşı durmak zorundayız. Sağlık okuryazarlığı olmayan, internetten gelişi güzel, kulaktan dolma bilgilerle kandırılan vatandaşlarımız sağlıklarını ve hatta hayatlarını kaybetmekteler. Sahte ilaç ve endikasyon belirterek gıda takviyesi satışları için zorlayıcı yasal tedbirler alınmak zorundadır.

Ecza kooperatiflerimize Adana Eczacı Odası olarak desteğimiz her zaman devam edecektir. Bölgemizde yer alan Güney Ecza Kooperatifimiz için meslektaşlarımızı destek olmaya çağırıyoruz. Dağıtım ve temin konusunda eczacıların öz sermayesiyle kurulan ecza kooperatiflerimiz güçlendikçe, dünyadaki ecza kooperatiflerinde örneklerini gördüğümüz kişiye özel tedavi, veteriner majistral reçeteler, hormon replasman tedavileri gibi hem ürün temini, hem de gerekli alet ve malzemelerin üretimi sağlanarak, gelişen ve değişen eczacılıkta, eczanelerimize katkı sağlanması gerçekleşebilecektir.

Değerli Meslektaşlar,

Cumartesi eczanelerin açık kalması talepli dava süreçlerini sizlere aktarmıştık. Davalarda, davayı açan meslektaşlarımız davalarından feragat ettiklerinden dava süreçleri sonlanmıştır. Dava süreçleri devam ederken Yönetim Kurulumuz tarafından Nöbet Pilot Uygulaması Komisyonu kurulmuştu. Komisyonun amacı Cumartesi eczanelerin açık olmasını isteyen meslektaşlarımızı ve Cumartesi eczanelerin açık olmasını istemeyen meslektaşlarımızı rencide etmeyecek, mağduriyet yaratmayacak, nöbet sistemi ile çözüme ulaşabilir miyiz konusunda çalışmalar yapmaktı. Komisyon çalışmaları ve pilot uygulamaları konusunda hem duyuru hem de bilgilendirme toplantısı Yönetim Kurulumuz tarafından yapıldı. Nöbet pilot uygulaması şu an için altyapı çalışmalarının yapılmasına dair askıya alınmıştır, önümüzdeki dönemde komisyon yine çalışmalar yapabilecektir. Bir sorun ve sıkıntıyı, yeni sorun ve sıkıntılara yol açmayacak bir sistem arayışı ile, her iki tarafı da rencide etmeyecek bir çözüm oluşturulması için çalışmalar yapılması doğru yöntem olacaktır.

Son iki yılda Adana Kent Konseyinde ve meclislerinde Odamız Temsiliyeti ile Yönetim Kurulumuz gönüllü eczacılarımız tarafından verilen eğitimler ile halk sağlığı ve akıllı ilaç kullanımı, atık ilaç bilinci oluşturulmasını sağlamaya çalıştı. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve İl Sağlık Müdürlüğümüz ile Akılcı İlaç Eğitimleri, Atık İlaç Bilinci okullarda eğitimler yapılmıştır.

İlçe Belediyelerimiz ile gönüllü eczanelerimiz aracılığı ile evsel atık ilaçların toplanmasına devam edilmektedir.

Teknolojinin gelişmesi, akıllı telefonların kullanımının yaygınlaşmasıyla Odamız haber, etkinlik, duyuru ve bilgilendirmelerine kolay ulaşılması ve daha birçok özelliği barındıran Adana Eczacı Odası akıllı telefon uygulamamız hizmete sunulmuştur. Meslektaşlarımızın anında bilgilenmesi, etkinliklerden haberdar olması sağlanmıştır.

Nöbetçi eczanelerimizin nöbetlerini hazırlamak üzere, Nöbet Komisyonumuzun desteği ve çalışmaları ile nöbet hazırlama programı alınarak, nöbetçi eczane listelerimiz program üzerinden geçmiş verileri ve bilgileri korunarak, konumlandırma dahil bir çok veri desteğinde hazırlanmaktadır.

2024 Ağustos ile birlikte eczane otomasyon programların yazar kasalar ile entegrasyon sürecinde Odamız tarafından Türk Eczacıları Birliği’nin ücretsiz eczane otomasyon programı TEBEOS eğitimi verilerek meslektaşlarımızın bilgilendirilmesi sağlanmıştır.

 

Değerli Meslektaşlarım,

Yarın yapılacak seçimlerden sonra 2001 yılında yedek Yönetim Kurulu üyeliğim ile başladığım; 2003-2011 yıllarında Yönetim Kurulu üyeliği, 2011-2019 Genel Sekreterlik, 2019-2025 Oda Başkanlığı görevlerinde bulunduğum Adana Eczacı Odası Yönetim Kurulunda görev almayacağım.

Mesleğimiz ve meslek örgütümüzün gelişmesi, meslektaşların sorunlarına ve sıkıntılarına çözüm olmak; bilgi, birikimimi, tecrübemi aktarmak için çalıştım.

Adana Eczacı Odasının bir üyesi olmaktan hep gurur duydum ve ömrüm boyunca da gurur duymaya devam edeceğim.

Hep birlikte çalıştık, hep birlikte ürettik, hep birlikte mücadele ettik, hep birlikte yürüdük, hep birlikte eylem yaptık.

Oda başkanlığım tüm dünyayı etkileyen pandemi ile başladı. Kayıpsız, kazasız, sıkıntısız hep birlikte atlattık. 2023 yılında ilimizi de etkileyen deprem felaketini yaşadık. Pandemide ve depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı, eczane çalışanlarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum. Bölgemizde meslektaşlarımızın yaralarını sarmaya çalıştık, onlara destek olduk. Hatay’daki afet eczanelerinde 74 gün boyunca hepimiz görev alarak, halkın ilaç ve sağlık ürünleri ihtiyaçlarını karşıladık.         Antakya ve İskenderun’da afet eczanelerinde görev alarak, Adana‘da Odamızda ilaçların hazırlanmasında destek olan gönüllü meslektaşlarıma bir kez daha teşekkür ederim.

Mesleğimi ve yöneticilik hizmetlerimi yaparken etik ve deontolojiye hep sahip çıktık, etik ve deontolojiyi bozanlara karşı mücadele ettik.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiç dinlenmemek üzere yola çıkanlar, asla yorulmazlar.” sözünü ilke edinerek dinlenmeksizin durmaksızın çalıştık. Her güne yeni bir umutla başlayıp mesleğe ve meslektaşlarımıza faydalı olmaya çalıştık.

Destekleriniz için teşekkür ediyorum.

Benim eczacı olmamı çok isteyen annemi rahmetle anıyorum. Desteklerini her zaman hissettiğim ablalarıma teşekkür ediyorum.

İlk tanıdığım günden bu yana oda faaliyetlerinde yer almam için destek veren, fedakârlık yapan en büyük destekçilerim eşim Ayşegül’e, çocuklarım Duru ve Ege’ye teşekkür ediyorum.

Yaşam bir öğrenme sürecidir. 2003’den bu yana beraber çalıştığım meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.

Son 2 yılda, zorlu dönemde beraber çalıştığımız, beraber mesleğimiz adına güzel işler yaptığımız Yöneticilerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum; emeklerine, ellerine, yüreklerine sağlık.

Oda kurullarımızda çalışan meslektaşlarımıza, temsilci ve temsilci yardımcılarımıza, komisyon üyelerimize, Odamızın emektar personellerine teşekkür ediyorum.

Gelişen ve değişen dünyada eczacının her zaman var olması, gelecekte güzel günler yaşaması için hep birlikte çalışalım, hep birlikte üretelim.

Saygılarımla.

ECZ. Ö. MÜRSEL YALBUZDAĞ


02 Ekim 2025     Okunma Sayısı : 668     Yazdır