SEÇİMLERDEN SONUÇ ÇIKARTMALI


Değerli Meslektaşlarım,

22 Temmuz’da erken genel seçimler yapıldı. Bir kısmımıza seçim sonuçları sürpriz gelmiş olsa da bu seçimlerden çok yönlü bir değerlendirme yapılması, doğru sonuçlar çıkartılması önemlidir. Özellikle muhalefet partileri, halkın seçimlerde verdiği mesajı iyi algılamalıdır. Çünkü yine tek başına bir iktidarın ülkeyi yönetecek olması muhalefetin görevini daha da önemli kılmaktadır.

TEB’ in son kongresinde yaptığım konuşmada “ülkenin iktidar problemi olmadığını muhalefet probleminin olduğunu ve bunun bir benzerinin de eczacı örgütlerinde görüldüğüne” vurgu yapmıştım.

Salt birilerini eleştirmek üzerine kurgulu, kavga ve korkular üzerinden siyaset yapma anlayışı artık genel kabul görmemektedir. En temel değerlerin tartışmaya açılmış olmasına rağmen gelecek için umut vermeyen, proje üretmeyen, sorumluluk almayan ve değişime karşı duran statükocu anlayışlar sandıklarda kaldı.

Yönetmeye talip olmak demek “daha iyisini yaparım” demektir. Bu da bir vizyonla, herkesi kucaklayan çağdaş anlayışlarla ve rasyonel çözümler sunabilme ile mümkündür.

Eczacılık sorunlarının merkezileşmiş olması, çözümlerin de merkezden beklenmesine neden olmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumlarının birleşmesi, geri ödeme ve uygulama talimatların merkezden yapılması, mecliste yasamızın bulunması vb. hayati konular Ankara gündemidir. Bu gelişme yerel aktörlerin rutin bölgesel sorunlar ve gündelik problemler ile uğraşmalarının yanında mesleki politika üretmelerine, TEB ve hükümete baskı görevini de daha ön plana almalarına neden olmuştur.

Son dönemde TEB ve Eczacı Örgütleri üzerine yorumlarımızı yoğunlaştırmamızın temel esprisi de bu nedenledir.

Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK) ile yapılan ilk protokol görüşmeleri çok sancılı geçmiştir. Bu yeni kurum ile yapılan ilk sözleşme mesleğimiz açısından çok önemli olmasına rağmen, SGK bir dayatma ile Eczacı Örgütlerinin karşısına çıkmıştır. En önemlisi meslektaşlarımızın toplu halde sözleşme yapma haklarını elinden alan SUT’un 13. maddesi, TEB’i devre dışı bırakmaktaydı. Ayrıca protokolde olması gereken birçok madde SUT içerisine alınmıştı. Uzlaşma şansımızı ortadan kaldıran bu dayatma karşısında bizlerde eylem takvimi belirleyerek, hazırlıklara başlamıştık. İki gün süren başkanlar toplantısında kimin ne söylediği elbette tutanaklar yayımlandığında ortaya çıkacaktır.

Sonuçta TEB, çözüm için ciddi çaba harcayarak sorumluluk almıştır. Örnekleme ve SUT’ da bir kısım maddelerin yeniden düzenlenmesini sağlamıştır. SGK ile yapılan görüşmeler sonucu birçok maddesi düzeltilmiş olan bugünkü protokol tüm Merkez Heyetinin onayı ile imzalanmıştır.

İşte tam bu noktada bildiğimiz muhalefet anlayışı tekrar ortaya çıkmıştır. TEB’i yeren yazılara oda sayfalarında yer verirken, bununla yetinmeyip 10 Eczacı Odası imzalı gazete ilanı verdi. İmza koymayan odalar mücadeleden kaçan odalar diye üyelere şikâyet edildi. Bu odaların Hükümet yanlısı oldukları imalarında bulunuldu. Hatırlarsınız daha öncede aynı anlayış odalara haber dahi vermeden üyelerine cep mesajı çekmişti. Bugün mücadelenin, hak aramanın, türbinlere oynamanın ne anlama geldiğini herkes çok iyi biliyor.

“Halkımıza” diye başlık atılan, mücadele örneği ilan edilen yazının, halka hitap etmediği eczacıya yönelik yazıldığı çok açıktır. SUT, Günübirlik Tedavi, Reçete Kontrolleri, Örnekleme Yöntemi, vb. eczacılık sorunları halkımıza ilan edilmiştir.

Seçimlere bir hafta kala, muhatabı olmayan, devamında eczane kapatmalarını, sözleşme fesihlerini ima eden bu metnin, hiçbir çözüme faydası olmamakla birlikte bölgesel ve TEB seçimleri hedefi de gözden kaçmamaktadır.

Kendini değiştirmeyenler, kısır çekişmelerden kendini alamayanlar, küçük hesap peşinde koşanlar, empati yapamayanlar ve sorumluluk almayanlar yönetmeye talip oldukları yerde iktidar olamazlar.

Bundan sonra bizlere düşen bir görev de bu anlayışları deşifre etmektir. Emek vermeden, kapı arkasında farklı konuşup sorumluluk almadan sadece sert dil ile eleştiren anlayışları deşifre etmeliyiz ki gerçek muhalefet, gerçek ve yapıcı eleştiri yapılabilsin.

Hep söylüyoruz bilinen yöntemlerle geleceğe kalamayız. Nefesimizi güçlü tutmalı, enerjimizi dış tehditlere karşı kullanmalıyız. Kongre hesapları üzerinden meslektaşlarımızı yanlış yönlendirmenin kimseye faydası olmayacaktır.

Bir arkadaşımın sıkça kullandığı “ yaşam bir deneyim, her zaman denemesini bilmek lazım ” sözü galiba bizim için geçerli değil.

Daha fazla deneyecek durumumuz kalmadı. Eczacılığın bu tehlikeli döneminde herkesin akıl önde davranması gerekiyor.

Kişiye, gruba, odaya özel davranış lüksümüz kalmadı.

Saygılarımla.

 

Ecz. Burhanettin BULUT

Adana Eczacı Odası Başkanı

31.07.2007