BASINA VE KAMUOYUNA!
Her yıl Sosyal Güvenlik Kurumları ile Türk Eczacıları Birliği arasında sigortalı vatandaşlarımızın eczanelerden ilaç alım koşullarını belirleyen protokol imzalanmaktadır. Özellikle son üç yıldır SGK ile yapılan protokoller ciddi tartışmalar ile sonuçlanmaktadır. Her yeni protokol vatandaşın ilaca ulaşımında yeni kısıtlamalar getirmekte ve eczacıların hak kayıplarına neden olmaktadır.
Ülke vatandaşının yüzde 90nını ilgilendiren, sigortalıların eczanelerden ilaç alma koşullarının belirlendiği 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü; 01.07.2008 tarihinde yani bir hafta gibi kısa bir zaman içinde yürürlüğe girecek olmasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında görüşmeler hala neticelenmemiştir.
2005 yılında SSK sigortalılarının serbest eczanelerden ilaç ve eczacılık hizmeti alabilmesi adına yapılan protokol sonucu her türlü fedakârlığı göstermiş bir meslek grubu olarak, verilen tavizlerin bugün eczaneleri kapanma noktasına getirdiğini ve giderek sıkıntının arttığını her fırsatta dile getiriyoruz. Yaşanan sıkıntıları ve haksızlıkları başta SGK yetkilileri olmak üzere tüm sektör bileşenleri iyi bilmektedir. Böyle bir ortamda, bundan böyle vereceğimiz herhangi bir ödün kalmadığı gibi bu protokolde bazı maddelerin iyileştirilmesini talep etmekteyiz.
Her şeyden önce, eczacı karlılığı böylesine düşürülmüş, adeta her gün önüne yeni sıkıntılar konulan bir meslek grubu olarak iflas noktasına gelmiş meslektaşlarımızın sayısı, tüm eczacıların üçte birine yaklaşmıştır. Yapılan araştırmalar 8.500 eczacının gizli iflasta olduğunu somut olarak ortaya koymaktadır. Böyle bir durumda mesleğimizi ekonomik kayıplara uğratacak maddelerin protokolde yer alması girişimi, kasıtlı bir davranış olarak algılanmalıdır. Ayrıca, yine protokollerde yer alan eczacıyı potansiyel suçlu olarak gösteren ve sorunları çözmekten uzak, suçlu suçsuzu birbirinden ayırmayan cezai hükümlerin bulunduğu bir protokolü, mesleki saygınlığımızı zedeleyici bir unsur olarak görmekteyiz.
Diğer yandan, ilaç firmaları ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında var olan maddi ilişkinin bedeli eczacılara ödetilmektedir. Son üç yıldır kamu kurum ıskontolarının perakende satış fiyatı üzerinden yapılması nedeniyle, eczacılar yüzde 3lere varan haksız ekonomik kayba uğramaktadır. İlaç şirketlerinin eczaneler üzerinden yaptıkları kamu kurum ıskonto uygulamasına derhal son verilmelidir. SGK, İlaç firmalarından istediği ıskonto veya fiyat indirimleri gibi taleplerini, vatandaş ve eczacı üzerinden sağlamamalıdır. Bu konuda hiç ilgisi olmadığı halde halk ve eczacı fiyat farklarından dolayı karşı karşıya kalmaktadır.
Buna ek olarak, hem vatandaşı koruyan, hem de eczaneler arasında adil dağıtımı gerçekleştirerek bir anlamda düşük sermayeli eczanelerin ayakta kalmasını sağlayan mevcut reçete dağıtım sistemlerinin korunması ve geliştirilmesi kamu adına çok önemlidir. Aksi bir durum ile yatan hasta bürolarımızı son uygulamalar neticesi ile kapatmak zorunda kaldık.
Kısacası, SGK ile süren protokol görüşmelerinin vatandaşın ilaca ulaşmasını kolaylaştıran, eczacının içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları göz ardı etmeyen, elektronik ortamda modern denetimin yapılmasını sağlayan bir anlayışla neticelenmesini istiyoruz.
İlaç hizmeti almaya gelen vatandaşlarımızın her gün yeni bir uygulama ile karşılaşmadığı, ilaç geri ödemelerinin anlamsız kesintilere uğramadığı, eczacıdan alınacak ıskontolar veya vatandaşın ilaca ulaşımının engellenmesi gibi küçük hesapların yapılmadığı bir protokol talep etmek hakkımızdır diye düşünüyoruz.
Biz eczacıların aksi koşullarda dayanacak gücü ve sabrı kalmamıştır. Bizler 24.000 eczacı ve 51 eczacı odası olarak, bu taleplerle görüşme masasında olan meslek örgütümüzün arkasında olduğumuzu, mesleğimizi sürdürebilmek için kendilerine gereken desteği vereceğimizi kararlılıkla beyan ediyoruz. Bu amaçla, gereken her türlü eylemlere de hazırız.
Bizler, finansörlük, mutemetlik, memurluk yapmak değil, HALKIMIZA ÇAĞDAŞ ECZACILIK HİZMETİ vermek istiyoruz.Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
Adana Eczacı Odası adına
Başkan
Burhanettin BULUT
24.06.2008